Azure Site Recovery ile ilgili olarak bir makale serisine başlıyorum. İşlemler biraz uzun olduğu için makaleler bölüm bölüm olacaktır. Başlıkta Vmware kelimesinin geçmesinin sebebi ise makale boyunca yapılacak işlemlerin hepsi Vmware üzerinde olacaktır. Hyper-V ve Fiziksel makineler üstünde yapılacak işlemler için ayrıca bir makale serisi yapmayı umuyorum.

Öncelikle Azure Site Recovery hakkında biraz bilgi vereyim.

Azure Site Recovery hizmeti, on-site tarafınızdaki sunucuların bir kopyasını Azure tarafında tutarak olası bir hata durumunda mümkün olduğu en kısa süre öncesine dönerek işletim sisteminizin hemen Azure tarafında bir sanal makine içerisinde açılmasını ve iş akışınıza devam edebilmenizi sağlıyor. Burada karıştırılmaması gereken iki kavram mevcut. Business continuity ve Disaster Recovery. Bu hizmet bir business continuity hizmeti değildir. Business continuity dediğimizde bir operasyonun kesintisiz bir şekilde yürümesini sağlamaya yönelik bir çalışmayı kapsar. Disaster Recovery ise, tüm felaket senaryolarını, örnek olarak; deprem, sel, yangın ve benzeri gibi durumlar için kullanılır. Azure Site Recovery hizmeti temel amacımız bir Disaster Recovery oluşturmak. Yani kritik olan, işlerin devam edebilmesini sağlayacak sunucuların ayakta kalabilmesi.

Azure Site Recovery Hizmetine İhtiyacım Var mı ?

Bu sorunun cevabını iki soru belirler.

Şöyle bir senaryo düşünün; tek bir lokasyonunuz var. Üretim yapıyorsunuz. Sevkiyatlarınız var. Tek lokasyonunuz olası bir doğal afete maruz kaldı. Bu durumda sunucularınız ayakta kalsa bile, bunları kullanabilecek kimse olmayınca sistemin ayakta kalması belki çok önem arz etmeyebilir. Bu durumda farklı bir lokasyona veya cloud tarafına aldığınz backuplar bile işinize yarayabilir. Sizce ?

Diğer bir senaryo; birden fazla lokasyonunuz var. Üretim hattınız yok. Merkez olarak seçtiğiniz yere clientlar VPN veya MPLS ile gelip sunuculardan hizmet alıyorlar. Merkezinizde x sebepten dolayı sunucularınız kullanılamaz hale geldi. Peki bu durumda ne olacak ? Kullanılamaz hale gelen sunucular için yeni cihaz siparişleri, kurulumlar, backuptan dönmek gibi süreçleriniz var. En iyi ihtimalle bu işlerin 10 günü bir sürede bittiğini düşünürseniz diğer lokasyondaki kullanıcılarınızın hizmet alamayacağı süre çok fazla. İşte burada sistemin ayakta kalması gerekiyor.

Azure Site Recovery Temel Olarak Nasıl Çalışıyor ?

Azure Site Recovery, temel olarak şu şekilde çalışır:

Ortamınıza ilave edeceğiniz bir Configuration Server ile makineler keşif edilir.
Azure tarafında Site Recovery içerisinde hangi makinelerin kopyasının tutulacağı belirlenir.
Replikasyon ilkesi belirlenir ve bu ilkeye göre kopyalar tutulmaya başlanır.
Olası bir felaket senaryosunda Azure tarafında, en yakın recovery pointe dönülerek sanal makine olarak çalıştırılır.
Diğer lokasyonlarınız ve kullanıcılarınız ise Site To Site veya Point To Site VPN ile Azure tarafına bağlanır. Sunucu hizmetini almaya devam eder.
Merkez lokasyonunuz tekrar ayağa kalktığında Azure tarafında çalışan makineyi tekrar on-site tarafına çekersiniz ve kendi veri merkezinizden hizmet vermeye devam edersiniz.

 

Azure Hangi Platformları Destekliyor ?

Azure ile Vmware, Hyper-V ortamlarınızı ve fiziksel makinelerinizi Site Recovery hizmeti ile yedekliliğini sağlayabilirsiniz. Buradaki temel mantalite makinelerin Azure tarafına VHD formatında gönderiliyor olması. Mantık olarak bunu DiskToVHD gibi dönüştürücü araçlar ile de yapabilirsiniz. Azure Configuration Server’ın yaptığı iş bu aslında. Bir converter görevi görerek diskleri upload etmek.

Ayrıca eğer Azure içerisinde bir makineniz var ise bunu yine Azure tarafında farklı bir bölgeye Site Recovery yapabilirsiniz.

 

Bir sonraki bölümde hangi tip makineleri ve diskleri replike edebileceğinizi anlatacağım.

İyi okumalar!