Bir sistem şirketinde mi çalışıyorsunuz yoksa patron şirketinde mi ? Şirketinizin iyi olduğunu mu düşünüyorsunuz ? Neye göre, kime göre ?

Hayat kötü bir şirkette çalışmak için çok ama çok kısa. Düşünün; Sabah 5 buçukta uyanıyorsunuz, 8’de mesainiz başlıyor ve akşam 6’da mesainiz bitiyor. Akşam eve gelişiniz 8’i buluyor. Hele ki İstanbul’da yaşıyorsanız… 10’da uyuyorsunuz. Tam bir robotsunuz… Tüm psikolojiniz bununla şekilleniyor.

Üstüne üstlük, kötü bir yönetici tüm gününüzü berbat edebilir. Olgunlaşmamış bir şirket kültürü tüm çalışma hayatınızı mahvedebilir.

Birde tam tersini düşünün. Eğer çalışanını herşeyin önüne koyan, onun mutlu olması için stratejiler geliştiren bir şirkette hayatınızın geri kalan diğer tüm dertlerini unutabilir, gerçekten şevkle, istekle, arzuyla çalışabilirsiniz.

Bu seçim tamamen size ait. Çalışır, başarır, aranılan bir isim olursanız iyi bir şirkette çalışabilirsiniz. Çalışmayıp tembellik ederseniz, kötü bir şirkette çalışmaya mahkum kalırsınız. Hayatta her seçim bir vazgeçiştir. Bunu unutmayın.

Peki kötü bir şirkette çalıştığınızı nasıl anlarsınız ? Aşağıdaki maddelere göz atalım. Eğer şirketiniz bunlara uyuyorsa kötü bir şirkette çalışıyorsunuz demektir.

1 – Geri Bildirim Verilmez:

Bir iş yapıyorsunuz. Bişeyler yanlış gidiyor. Kimseden destek görmüyorsunuz. Neyin yanlış olduğunu ancak yumurta kapıya dayanınca veya bu sebepten işten çıkarılınca öğrenirsiniz. Yaptıklarınız gözlenmez, takip edilmez. Uyarı almazsınız. Destek görmezsiniz. Kötü bir şirkette duyacağınız tek şey şudur: Yanlış yaptınız ve ne yazık ki artık sizinle çalışamayız.

2 – Çalışanlar, Kendi Arasında Acımasız Bir Rekabet Ortamı Yaratır:

Şirkette, özellikle üst kademelerde, bir koşu tekerleğinde sürekli koşan ama hiç bir yere varamayan insanlar görebilirsiniz. Diğer takım arkadaşlarınızla karşılaştırılırsınız ve performansınız hep yetersiz bulunur. Herkes birbirinin ardından kuyu kazar. Bu gereksiz hareketler sizinde performansınızı düşürür, işten soğutur.

3 – Sizi Tam Anlamıyla Bir Datadan İbaret Görür :

Bir işi yaparsınız, yapamazsınız veya yapmazsınız. İşin neden yapılmadığı ile ilgilenilmez. Hata yapmanıza izin verilmez. Performansınızı excel tablolarında gördüğü rakamlarla belirler.

4 – Sosyal Yaşamınıza Değer Vermez :

Kötü bir şirkette bitmeyen mesailer, tamamlanmayan işler ve uykusuz geceler içten bile değildir. Çalıştırılmak zorunda bırakılan haftasonlarını saymıyorum bile… Ailenize zaman ayıramazsınız. Akşam dışarı çıkamazsınız. Bir etkinlik için yaptığınız planlar 2 saat öncesinden suya düşebilir. Bu yüzden aklınız fikriniz işte kalır. Buda iş dışındaki yaşamınızın kötü geçmesini sağlar.

5 – Şirket Çalışanları İle Zaman Geçirmesine Karşı Çıkılır :

Çalışanların ancak sigara ve yemek molasında karşılaştığı bir yerde ne kadar verim beklenir ? Onların beraber sosyal bir ortamda olmasına teşvik edilmez. Beraber zaman geçirilmeleri istenmez. Çünkü bu yakınlaşma ve sosyalleşmeyi patron kendisine tehdit olarak görür. İnsanları kolay kullanamayacağından korkar. Samimiyet onun için çok uzak bir kelimedir.

6 – Kariyer ve Gelişim Planlarınızı Önemsemez :

Bir çalışanı ne kadar güçlendirirseniz, şirketinizin gücü ve yetkinliği o kadar artar. Ancak kötü bir şirkette bu önemsenmez. İyi yönlerinizi sivriltmek için size fırsat tanınmaz. Şirkete ilk başlarken hangi noktadaysanız, ayrılırkende orda kalırsınız…

7 – Yalan Söyler :

Herşey düzelecek. Yakında bu darboğazdan kurtulacağız. Kurumsallaşıyoruz. Yanınıza bir eleman daha alacağız, iş yükünüz hafifleyecek. Bu cümleler tanıdık geldi mi ?

8 – İş Tanımınız Sürekli Genişer :

Bir kaç sorumlulukla başlayan iş serüveniniz, bir süre sonra bir kartopuna döner. İşten ayrılan her çalışanın görevi size devredilir. Onun yerine birisi alınmaz. Sizde bu işleri yaptıkça size yenisi yüklenir. Patronunuz sağda solda “Maliyetleri Düşürdüm” nidasıyla geziyordur.

9 – Her Çalışanın Performansı Eşittir :

Siz 50 sunucuyu kontrol altında tutun. Yaklaşık 4000 cihazı yönetin. Kablosuz ağlarda 200’ün üzerinde cihaz kontrolü yapın. Yazılım projeleri üretin. Tüm Firewallar sizin üzerinizde olsun. Koca bir IP santral kurun. Adınız hep “Bilgisayarcı Çocuk”. Diğer kişilerle hep aynı pozisyonda kalırsınız. Performans ödüllendirilmez.

10 – Kimin Ne Zaman Ne İçin Terfi Aldığı Belli Değildir :

Şirketinizdeki iş fırsatlarını daha öğrenmeden, o ilana yerleştirilen çalışanın ismini duyarsınız. Sistemli bir şirkette pozisyon önce şirket içine açılır. Başvurular eşit şartlarda değerlendirilir. En iyi aday ile ilerlenir. Ancak kötü bir şirket, pozisyonu yoktan yaratır, kimse duymaz, pozisyonun sahibi zaten bellidir ve sizin bundan haberiniz tüm işlemler bitince olur. Bir gün bakarsınız sizin yanınıza birini verirler hiç haberiniz yokken…

Ve daha sayılabilecek çok neden var aslında. Yapılabilecek yorumlar… Ancak bu kadarı bile herhalde yeterlidir…